bb su

bb su

Dünya'da Su Varlığı


DÜNYADA SU VARLIĞI

            Gelecekte bizi neyin beklediğini şimdiden kestirmek zor. Din savaşları, petrol savaşları ya da uzay savaşları yaşanabilir. Bunu zamanla beraber yaşayıp göreceğiz. Fakat şimdiden bildiğimiz bir tehlike var ki belki de hepsinden daha önemli.  SUSUZLUK !!!!!

            Birleşmiş Milletler raporlarına göre 1,1 milyar insan temiz içme ve kullanma suyundan yoksun, her yıl yaklaşık 5 milyon insan temiz su kullanamamaktan doğan hastalıklardan hayatını kaybediyor ve 20 yıl sonra dünya nüfusunun 1/3′ü şiddetli su sıkıntısı çekecek.

            Yapılan tahminlere göre 2040 yılında Dünyanın büyük kısmı çöl haline gelecek. 2032 yılında dünya nüfusunun yaklaşık %50 si susuz kalacak. 2015 e kadar 2,5 milyar bebek temiz su bulamadığı için yakalandığı hastalıklardan ölecek Sıcaklığın zaman zaman 40 oC nin üstüne çıktığı Afrika ülkelerinde kişi başına günlük sadece 3 bardak su düşüyor. Ve her 8 saniyede 1 çocuk temiz su bulamadığı için hayatını kaybediyor. Oysaki tek bir sifonun çekilmesiyle harcanan su bir insanın 5 günlük su ihtiyacını karşılıyor.


Kıtalar

Nüfus % olarak
Su Kaynakları % olarak
Kuzey Amerika

8
15
Güney Amerika

6
26
Avrupa

13
8
Afrika

13
11
Asya

60
36
Avustralya ve Adalar

1
5

Su Kaynaklarının Yeryüzünde Dağılımı (BM verilerine göre)

           









          



            Dünya da bulunan toplam su miktarı 1,4 milyar m3 Bunun % 97,5 i tuzlu su , % 2,5 i tatlı su. Tatlı suların ise % 90′nını kutuplarda donmuş halde bulunan ve yeraltı suları oluşturuyor. Sadece % 10′luk kısmı yüzey suları. Hâlihazırda olan bu su da dünyada dengeli dağılmamıştır. Mesela Ortadoğu ülkeleri bu anlamda en fazla sıkıntı yaşayan ve yaşaması muhtemel ülkeler. Dünya sağlık örgütüne göre her yıl 30,000 kişi temiz su yokluğundan hayatını kaybediyor. Temiz sudan yoksun ülke sayısı ise bütün dünyada 31.

            Eğer gerekli önlemler alınmazsa su kaynakları bu yüzyılın ortasında % 30 azalacak. Ve 20 yıl içinde yeterli ve sağlıklı su alamayan insan sayısı 3,3 milyar olacak. Buna karşılık dünya su talebi son 10 yılda 7 kat arttı. Tahmini dünya nüfusu ise 2025′te 8 milyar 2050 de ise 10-12 milyar olması bekleniyor.

            Bu tablo karşısında gelecekte su savaşları beklemek içten değil. Suya ihtiyacı olan birçok ülke su kaynakları fazla olan ülkelere saldırabilir. Diğer bir deyişle günümüzdeki petrol savaşları yerini su savaşlarına bırakabilir.

            Mesela Çin’de ülkenin yaklaşık yarısı kuraklık sebebiyle temiz içme suyuna ulaşmakta zorlanıyor. Ülkedeki göller ve su kaynakları kirlenmiş durumda. İçme suyu sağlayan nehirlerin % 47’si kullanılabilir durumdayken % 53′ü kirlenmiştir. Her yıl kentlerden gelen ve sadece % 10′u arıtılmış olan lağım nehirlere ve göllere akıtılıyor. Sadece sorun bu bölgede değil Hindistan’da Ganj nehri de hızla kirlenmektedir. Kıyılarında 90 milyon insan yaşayan Nil Nehri sulama ve enerji üretimi amaçlı aşırı kullanım sebebiyle Mısır da kuraklığa doğru sürükleniyor. Orta Asya da büyük tehlike altında olan yerlerden biri. Bu bölgede özellikle pamuk tarımı sebebiyle suyun dengesiz kullanımıyla Aral Gölü’nün büyük kısmı kurumuştur.

            Fakat bugün en kritik durumda olan bölge ülkemizin de içinde bulunduğu Ortadoğu. Bu bölgede bugün dahi su büyük bir sorun halinde. Örneğin körfez ülkelerinden biri olan Kuveyt’te su ihtiyacının büyük kısmı deniz suyu arıtılarak karşılanıyor. Yine Birleşik Arap Emirlikleri’nde ülke suyunun sadece 75 milyon m3 ü yerel kaynaklardan karşılanırken 342 milyon m3 su deniz suyunun arıtılmasıyla elde ediliyor. Fakat bu da çözüm değil çünkü arıtılan deniz sularından kalan tuz artıklarının depolanması da çözüm bekleyen bir sorun durumunda. Ortadoğu’da süren gerginliğin ana sebeplerden biri de su kaynaklarının paylaşılamaması.

            Uzun vadede su sıkıntısı yaşamayacak tek kıta şu an Avrupa Kıtası olarak öne çıkıyor. Avrupa kıtası hem önemli su kaynaklarına sahip hem de bu kaynakları iyi değerlendiriyor. Örneğin sadece Tuna Nehri Türkiye’nin bütün su kaynaklarından daha fazla su taşımaktadır. Ayrıca Avrupa Kıtası yeraltı suları bakımından da çok zengindir. Ve bu kaynaklar çok sıkı kanunlarla korunmaktadır. Hiçbir su kaynağından beslenmesinden daha fazla su tüketilemiyor. Akdeniz ülkelerinde ufak sıkıntılar yaşanma ihtimali olmasına rağmen kıta geneli su anlamında dünyada en iyi durumda. Susuzluğun böyle büyük bir sorun olmasında en önemli sebep doğanın aşırı tahribi ve kirletilmesi. Sadece 3.7 lt benzin 3 milyon lt içme suyunu kirletiyor. Her yıl İngiltere 10 milyon ton, ABD 7 milyon ton sanayi atığını okyanuslara boşaltıyor. Rusya’da da durum çok farklı değil Aşağı Volga nehrine her yıl 300 milyon ton katı atık, 20 trilyon lt sıvı atık boşaltılıyor. Bir diğer sorun da küresel ısınma…

            Bu kötü gidişe dur demek amacıyla Dünyada birçok sivil toplum örgütü, Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler Harekete geçerek 1992 yılında Rio De Jenerio’ da düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansında 22 Martı Dünya Su Günü olarak ilan edildi.

        Su Kaynakları

            Yeryüzünde bulunan suların % 97 si tuzlu (okyanus ve denizlerde), % 3′ ü ise tatlı sulardan oluşur.

            Tatlı Sular

·      % 79 u buzullar (tüm su kaynaklarının % 2.39 )
·      % 20 si yeraltı suları ( tüm su kaynaklarının % 0.6 )
·      % 1 i de ulaşılabilir sular (tüm su kaynaklarının % 0.03)
·      Ulaşılabilir Su Kaynakları
·      % 52 si göller ( tüm su kaynaklarının % 0.015)
·      % 38 i yeryüzündeki nem (tüm su kaynaklarının % 0.010)
·      % 8 i atmosferdeki su buharı ( tüm su kaynaklarının % 0.002)
·      % 1 i canlıların organizmalarındaki sular (tüm su kaynaklarının % 0.0003)
·      % 1 i nehirler ve kaynaklar ( tüm su kaynaklarının % 0.0003)
·      Kullanılabilir durumda olan su kaynakları da, bu miktarın bir parçasını oluşturur.
·      Kullanılabilir su kaynaklarının, yeryüzünde dağılımına bakıldığında, dengesiz bir tablo ortaya çıkmaktadır.           











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder