YAŞAMIN TEMEL KAYNAĞI: SU
Hayat suda başlamıştır.
Güneşin
üçüncü gezegeni olan dünyamızın büyük bölümü denizler dediğimiz sudan
oluşmuştur. Yerkürenin az bir bölümü
karadan ibarettir. Hayat organik öğelerden zengin olan denizlerde başlamıştır.
Evrim teorisine göre, erken aşamada sudaki organizmalar güneş enerjisini
fotosentez yoluyla karbonhidrat olarak tutmuşlardır. Fotosentez olayı, su ile
karbonun birleşmesidir. Başka bir deyişle, karbonhidrat su yüklenmiş karbondur.
Günümüz
insanının beden yapısının çoğunluğu sudan oluşmuştur. Yeni doğan bir bebeğin bedeninin yaklaşık
%71'i su iken büyüme süreciyle su oranı azalmakta, yağ ve protein oranı
artmaktadır. Yetişkin insan bedeninin yaklaşık %60'ı sudur. Erkek bedeninin su
oranı kadınınkinden biraz daha yüksek, yağ oranı ise biraz daha düşüktür.
Örneğin 70 kilogram ağırlığındaki bir erkek bedeninin 38 kilogramı, 60 kilogram
ağırlığındaki bir kadın bedeninin de 33 kilogramı sudan oluşmaktadır.
Bedendeki
suyun 2/3’ü hücre içi sıvılardan, 1/3'ü de kan ve lenflerden oluşan hücre dışı
sıvıdan gelmektedir.
Suyun Başlıca
İşlevleri
Besinlerin ağızdan alınmasından
hücre içinde kullanımına değin tüm aşamalarda suya gerek vardır. Ağızda besinin
çiğnenerek yemek borusundan akabilir hale gelmesi suyu gerektirir. Midede
sıvılaşması, sindirimin başlaması, ince bağırsakta sindirimin sürdürülmesi,
sindirilemeyen öğelerin kalın bağırsağa taşınması, sindirilen ögelerin kana
emilmesi suyu gerektirmektedir. Besin öğeleri büyük çoğunluğu su olan kan ve
lenf damarlarıyla hücrelere taşınır. Aynı şekilde solunumla akciğerlere giren
oksijen de kanla hücrelere taşınır. Hücrede karbon içeren besin öğelerinden
oksijen varlığında, vitamin ve minarellerin yardımıyla enerji oluşması,
proteinlerin yapı taşları olan amino asitlerin birleşerek büyüme ve yıpranan
dokuların onarımı için protein sentezlenmesi, harcanmayan enerjisinin yağ
olarak depolanması gibi metabolik süreçler su çözeltisi içinde oluşur.
Metabolizma
sonucu oluşan zararlı atıklar suyla dışarı atılır. Metabolizma sonucu oluşan
ısı deri yolu ile dışarı atılır. Yaklaşık bir litre suyun buharlaşarak terle
atılması 600 kilo kalorilik ısıyı bedenden uzaklaştırır.
Su insan hayatı için
oksijenden sonra gelen en önemli öğedir. Oksijen alımı durduğunda insan ölür.
Yetişkin insan besin almadan bedenindeki karbonhidrat ve yağın tümünü,
proteinin yarısını yitirdiğinde yaşamı tehlikeye girer. Buna karşın beden
suyunun %10'u yitirildiğinde yaşam tehlikeye girer. Bedendeki su miktarının %20
eksilmesi ölümle sonuçlanır. Bu nedenle insan besin almadan günlerce
yaşayabilmesine karşın su içmeden ancak birkaç gün yaşayabilir. Bu süre de
bireyin içinde bulunduğu çevre koşullarına bağlıdır. Bedenden su kaybını
artıran ortamlarda su içmeden yaşama süresi daha kısadır. İnsan besinlerle
aldığı enerjinin harcanmayan kısmını depo edebilmesine karşın, su depolama
yeteneğine sahip değildir. Bu nedenle de yaşamın gereği olarak yitirdiği suyu
anında karşılamak zorundadır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder