YERALTI SULARI
1400 milyon kilometreküp suyun 1370
milyon kilometreküpü okyanuslarda tuzlu su olarak bulunur. Tatlı su ihtiva eden
kaynakların en büyüğünü buzullar teşkil eder. İhtiva ettikleri tatlı su miktarı
30 milyon kilometre küptür. Nehir ve göllerde bulunan toplam tatlı su miktarı
ise 200 bin kilometre küptür. Bu rakam toplam su kaynaklarının % 1'inden daha
azını teşkil eder.
Mağaralar ve su geçirebilen kayalar
içinde bulunan yeraltı suları, okyanuslardan sonra ikinci büyük su kaynağıdır.
Yaklaşık 50 milyon kilometreküp olan yeraltı sularının, 4 milyon kilometreküpü
içilebilir mahiyettedir.
Yeryüzündeki bazı kayalar daha çok
gözeneklidir. Bu gözenekler hem suyun kolayca içinden geçebileceği kadar geniş
hem de birbirleriyle bağlantılıdırlar. Böyle kayalar geçirgen kayalar olup,
kumtaşı ve çakıllar bunlara güzel bir misaldir. Su depo edecek kadar gözenekli
ve içerisinde suyun kolayca akabileceği kadar geçirgen olan kaya tabakalarına
aküfer denir.
Hâlbuki geçirgen toprak ve kayaların
bulunduğu yerlerde yağmur suyu emilir ve bir aküfer içinden yavaş yavaş
süzülerek geçtikten sonra nehirlere ulaşır. Buralardaki akarsuların debisi
azdır, fakat bu debi kurak mevsimde bile çok az değişir. Buralarda sel baskını
ve taşkınlar da hemen hemen görülmez.
Yeryüzünden derine indikçe, kayalar
içinde su tutan gözenekler giderek küçülür. Belli seviyeden sonra kayalar,
içinde su tutamaz ve suyu altına geçirmez hale gelir. Bu kısım, yeraltı suyunun
dip kısmını meydana getirir. Jeologlar, 10 km. derinliğe kadar su bulmuşlarsa
da, genel olarak suyun göllenip biriktiği kısım 1 km. civarındadır.
Yeraltı sularının kaynağı yağmur
sularıdır. Yeraltı suları yeryüzü seviyesine ulaştığı zaman buralardan dışarı
çıkar, buralar umumiyetle yeryüzünün aşağı kısımlarıdır (nehir yatakları gibi).
Çıkan bu sular, yağmur sularıyla birleşerek dere ve nehirleri meydana
getirirler.
Yeraltı suyunun yeryüzüne çıktığı
yer onun yeraltına, yani aküfere girdiği yerden çok uzak olabilir. Böylece bir
aküfer, nemli bir bölgeden kurak bir bölgeye su taşıyabilir. Hatta bazen nemli
bir yerden çöle bile su taşır. Meselâ, Libya çölündeki Küfra bölgesinde bulunan
yeraltı suyu, buraya çok uzak olan Nubian kayalıklarına düşen yağmurdan
beslenmektedir.
İÇMEK İÇİN EMNİYETLİ
Kaynağı ne olursa olsun, yeraltı
suyu, yeraltında çok uzun süre kalır. Bu süre suyun bulunduğu yerdeki
mineralleri çözerek, tadının tatlı veya acı olması için kafidir. Bu sebeple pek
çok insan yeraltı sularını nehir ve göl sularından daha leziz ve hoş bulur.
Mineral yönünden zengin olan bu sular çoğu zaman şişelenerek maden suyu olarak
satılır.
Yeraltı sularının bir başka
hususiyeti de, güvenli olmasıdır. Yeraltında uzun müddet kalan bu sulara,
yeryüzünden karışan hastalık yapıcı mikroplar, bir başkasına hastalık
taşıyabilecek kadar uzun zaman yaşayamazlar. Bu sebeple yeraltı suyu kaynaklan
nadiren dezenfekte edilir. Yeraltı sularının emniyetli olması, hususen küçük
insan topluluklarının yaşadığı yerler ve geri kalmış ülkeler için çok
faydalıdır. Çünkü suyu muameleye tabi tutmak çok pahalıdır.
Meselâ, Bangladeş gibi
memleketlerde, her köyün kendi artezyen kuyularını açması için büyük çalışmalar
yapılmaktadır. Çünkü hızla kirlenen yeryüzü kaynaklarını kullanmak, ishal,
kolera gibi hastalıkları da beraberinde getirmektedir.
Halihazırda, yeraltı sularının
kirlenmesine sebebiyet verecek durumlar da meydana gelmektedir. Çernobil kazası
gibi hadiseler neticesinde yeraltı sularına radyoaktif maddelerin karışması
tehlikesi baş göstermiştir. Sanayi artıkları, zirai mücadele ilaçlan da yeraltı
sularının kirlenmesine vesile olmaktadır.
Yağmur sularının, yeraltı sularına
karışırken yavaş süzülmesi ve bu esnada zararlı maddelerin pek çoğunun yeraltı
suyuna ulaşamaması, ulaşan kısmın ise çok büyük hacimli olan yeraltı suyu
içinde çok seyreltik olması emniyetin başlıca sebebidir. Buna rağmen bilgimiz
dışında yeraltı suyu kirlenebilir.
Yeraltı suyunu kirleten ve tehlikesi
her gün artan maddelerden birisi nitrattır. Nitrat için su tablasında bulunan
su incelenmeli, bu incelemeler devam etmelidir. Bu bize gelecekte yeraltı
suyunun kirlenip kirlenmeyeceği hususunda fikir verebilir.
Günümüzde şuursuzca kirletilen ve
kullanılamaz duruma gelen çoğu yeryüzü sularına göre yeraltı suları en
emniyetli ve temiz sulardır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder