Proje
kapsamında Burak Bora Anadolu Lisesi öğrencileri İSKİ’yi ziyarete gitti. Burada
Maltepe Su Kanal ve Ruhsat Şefi Birol Bey’e bazı sorular sordular ve bunların
cevaplarını aldılar:
BBAL: Merhaba, biz Burak
Bora Anadolu lisesinden geliyoruz. Okulumuzda sınıfça su ile ilgili bir proje
yapmak için çalışmaktayız. Sizinle de röportaj yapmak istedik. Öncelikle bize
İSKİ’nin asıl görevi nedir?
Birol Bey: Biz kamu hizmeti veriyoruz.
Belediyelere bağlıyız, büyükşehir olarak İstanbul’un su ve kanal hizmetlerini
sağlıyoruz ve suyumuzu halka iletiyoruz.
BBAL: Peki barajlardaki
bu sular nasıl evlerimize ulaşıyor?
Birol Bey: Suyun arıtılması aslında çok zahmetli
bir iş. Barajlardan suyu alıyoruz, arıtıyoruz. Deniz seviyesindeki eve de,
dağın tepesindeki eve de aynı sistemle suyu ulaştırıyoruz. Düşünün ne kadar
büyük bir sistem işletiyoruz.
BBAL: Televizyonlarda su
kesintisi olacağından bahsedildi. Şu anki barajların durumuna bakılarak
yaklaşık bir tarih verebilir misiniz kesintilerin başlatılması için?
Birol Bey: Aslında öyle bahsedildiği gibi bir
susuzluk söz konusu değil. Su kesintisiyle ilgili kesin bir şey yok. Barajlarımız
%30 oranında suyumuz bulunmaktadır. Tabi eğer duyduysanız Melen projemizi
sürdürüyoruz. Sakarya-Düzce taraflarında bulunan Melen Çayı'ndan İstanbul'a su
aktarılıyor yapılmış ve yapılmakta olan bir sürü sistem ile. Aynı zamanda
Melen'e baraj yapılıyor.
BBAL: Kanallarda
bahsedilmişti. Bitişinin 2016 olduğundan bahsediliyor.
Birol Bey: Evet haklısınız 2016 yılında
bitirilmesi planlanıyor. O baraj sayesinde İstanbul'un su sıkıntısı iyice
azalacaktır.
BBAL: Peki tahminen
elimizde bulunan kaynaklar İstanbul'a ne kadar süre yeterlidir?
Birol Bey: Elimizdeki imkânlarla İstanbul 2040'a
kadar herhangi bir su sıkıntısı çekmeyecektir. Tabi bu biraz da hava
koşullarına bağlı. Örneğin bir kar yağarsa her şey değişir. Ayrıca ilkbahar
yağmurları da geliyor. Yani bu biraz insanların tutumuna biraz da hava
koşullarına bağlı. Kısaca İstanbul'da su sıkıntısı olacakmış gibi gözükmüyor.
BBAL: Birçok Avrupa
ülkesinde deniz suyu arıtma sistemleri bulunmaktadır. Benim bildiğim kadarıyla
ülkemizde böyle bir sistem yok. Peki, bunun nedeni nedir?
Birol
Bey: Böyle bir
projemiz bulunmamaktadır. Fakat buna yakın bir sistemimiz vardır. Şile
tarafındaki Keson kuyularından çekilen suları birçok barajdan aktararak
İstanbul'daki halkımıza ulaştırıyoruz.
BBAL: Bu çalışmaların
ana merkezinin İstanbul olmasının nedeni nedir?
Birol Bey: İstanbul bir metropoldür. Yaklaşık 15
milyon nüfusa sahibiz. Tabi böylesine bir rakam ortada olunca bu çalışmaların
merkezinin İstanbul olması çok doğal.
BBAL: Uzmanlar
kuraklıktan kurtulmamız için insanlara birtakım tasarruf önerilerinde
bulunuyorlar. Sizce halkımız bunlara ne kadar dikkat ediyor?
Birol Bey: Televizyonlara bu konuyla ilgili
yeterince bilgi verilmiyor. Bu konu şuan gündeme gelmiş olabilir ama aslında bu
her zaman için önemli bir konu. Bu konuyu her zaman gündemde tutmalıyız. Kamu
spotları oluşturulup insanların ilgisinin bu konu üzerine çekilmesi lazım.
Şimdi sorunuza gelirsek insanlar aslında bu uyarıları çok da ciddiye almıyor.
Biraz daha bu uyarıları ciddiye almaları gerek.
BBAL: Sizce ne gibi
önlemler almalıyız?
Birol Bey: Alınacak önlemlerin başında çamaşır
ve bulaşık makinelerinin kullanılması sayılabilir. Elde yıkama yerine bu
makineleri kullanmalıyız. Bu sayede daha az su harcayıp, aile bütçemize de
katkı yapmış oluruz. Ama her makine birbirinin aynısı değildir. Eski makineler
ile yeni makineler arasında farklar bulunur. Günümüz makineleri daha çok
bulaşığı daha kısa sürede ve daha az suyla yıkamaktadır. Bu sayede de sudan
tasarruf yapmış oluruz.
BBAL: Bu genelde anne
babaların merak ettiği bir soru. Susuzluk faturalara yansıyacak mı?
Birol Bey: Kesinlikle böyle bir şey yok. Zaten
şu an susuzluk diye bir şey de yok. İSKİ normalde de faturaları çok makul bir
fiyatla kesmektedir. Bu yüzden faturalarda herhangi bir artış söz konusu değildir.
BBAL: Bize vakit
ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder